Burun estetiği ameliyatlarından sonra hastaların bazılarında yüze uyumlu olmayan, doğal görünümlü olmayan, ucu fazla kalkık olan, kısacası bakıldığında ameliyatlı olduğu anlaşılan burunlar ortaya çıkabilir. Bu tip vakaları hatalı yapılmış estetik ameliyatları olarak yorumluyoruz. Ya da daha önce düz olan bir burunda sağ ya da sola doğru eğrilik oluşması ya da iki taraf arasında asimetri olması da sayılabilir.
Bu tip sonuçların oluşmasının başlıca nedenlerinden biride burun estetiği ameliyatının estetik cerrah olmayan hekimler tarafından yapılmış olmasıdır. Çevresinden psikolojik olarak etkilenen hastalar etrafındaki insanlara “burnumda kemik eğriliği var onu düzelttireceğim” diyerek estetik cerrahi eğitimi olmayan olmayan hekimlere burun estetiği ameliyatı yaptırmaktadırlar. Ameliyat sonrasında da beklenen sonuçlarda istedikleri gibi olmamaktadır. Benim rastladığım bazı hastalarda ise rinoplasti ameliyatının bazı etaplarının eksik yapılması örneğin burun sırtındaki kemik çıkıntının alınıp, yan kemik kesilerinin yapılmaması sonucu “açık çatı” denilen burun kemiklerinin tepesinin açık kaldığı durumdur. Bunun düzeltilmesi için nazal kemiklerin yan taraflardan kesilip her iki kemğin ortaya doğru yaklaştırılması ve çatının kapatılması gerekir. Burun estetiği ameliyatında hastaların en çok yaptıkları diğer bir hatalardan birisi nefes almakta zorluk çeken bir hastanın önce nefes problemini gidermek için ameliyat olması daha sonra estetik ameliyat olmasıdır. Bu iki ameliyata da ihtiyacı olan hastalar bu ameliyaları aynı anda düşünmelidir. Burun bir bütün olduğu için hem burun tıkanıklığı hem de estetik girişimin aynı anda yapılması çok daha uygun olacaktır.
Estetik ameliyatlarda en sık yapılan hatalardan biri de hastanın normal nefes alırken, estetik ameliyattan sonra nefes alamaz hale gelmesidir. Bunun sebebi, burun girişindeki sübap (nazal valf) mekanizmasının hatalı yerlerden çıkarılan dokulara bağlı olarak bozulmasıdır. Hasta nefes alırken bu durumda burun kanatları kapanır ve hava girişini önler.
Yine gereğinden fazla kemik ya da kıkırdak çıkarılması, burunda çökmelere, burun ucunda asimetrilere, eğriliklere neden olabilir. Sonuç olarak ameliyatı yapacak cerrahın tecrübesi, hastayı doğru değerlendirmesi, ameliyatı hatasız yapması sonucu etkilemektedir. Örneğin alt lateral kanat kıkırdağının mutlaka bir kısmının bırakılması gerektiği halde bazı hastalarda bunların tamamının çıkarıldığını görebiliyoruz. Yine yan ostetomilerle hareketli hale getirilen burun kemiklerinin burun boşluğuna düşmesi sonucunda burun sırtında çökmeler, domuz burnu denilen deformitler oluşabilmektedir. Kanat kıkırdaklarının aşırı ya da tamamen çıkarılması ise “pinched nose” ya da sıkılmış burun deformitesini oluşturabilmektedir.
