Bu sorunun bir cevabı hem var hem yok. Zaten güzel burundan bahsetmek yerine güzel yüzden bahsetmek daha doğru olur. Bir burun tek başına çok estetik olmayabilir ama bazı yüzlerde çok güzel durabilir. Bu artık çok klişe bir laf ama gerçekten her yüze yakışacak farklı bir burun planlamak gerekiyor.

Diğer yandan da belli oranların olması gerekli. Bir çok farklı görüş olmakla beraber herkezin kabul ettiği 8-10 tane çok bilinen çok kabul görmüş oran var. Bazıları Da Vinci nin olan bu formülleri kullanmak yine de ayrı bir birikim ve tecrübe gerektiriyor.

Genellikle kuzey avrupa burun şekli ideal kabul edilir. Neden böyle olduğu ayrı bir tartışma konusu olacaktır ama ideal kabul edilen ölçümler hep bu insanların burunlarını gösteriyor.

Yıllarca estetik cerahlar bu burun şeklini kalkık, küçük ve hokka olarak gayet yanlış bir şekilde yorumladılar. Bu burunlar tam tersine gayet büyükler. Kalkık olan sadece uçları ve burun sırtları sanılanın aksine düz.

Yani alından başlayan burun ucuna kadar bir kaydırak gibi kavisli gelen bir burun sadece eski teknikler ve yaklaşımlar ile ameliyat edilmiş bir burun olabilir. bu 20 sene önce yapılan bir ameliyat için normal ama artık “yapmıyoruz”.


Hastalar tarafından ençok istenen burun şekli, doğal görünen aşırı abartılı olmayan burun şeklidir. Bundan da şunu anlıyoruz. Burun kemeri çok aşırı çıkarılmamalıdır. Kaydırak şeklinde yapılmamalıdır. Burun ucu çok aşırı kaldırılmamalıdır. Bunun ortalama değeri burun ucunun dudak ile yaptığı açık ile değerlendirilir.

Burun ucu ile dudak arasındaki açı erkeklerde 90 derece, bayanlarda 100 derece olacak şekilde yapılmalıdır. Burun ucu daha fazla kaldırılırsa önden bakılınca burun içi görünebilir bu da hoş olmayan bir görüntüdür.

Güzel bir yüz ve güzel bir burun denince diğer bir açılım ise yüzü oluşturan yapıların oranlarıdır. Ayrıca bu yapıların da kendi içinde kısımlarının oranları da önemlidir. Yüz ölçülerinde en temel uyum, alın - burun - çene uzunluklarının eşit olması ve burun uzunluğunun yüzün üçte biri uzunkukta olmasıdır.

Kısımların örneğin burun yapısının kendi içinde uyumu konusunda ise yine oranlar söz konusudur. Bunda ise altın oran geçerlidir. Altın oran, kabaca büyüğün küçüğe ya da uzunun kısaya olan oranıdır ve bu rakam 1.6180... (15 hane) dir. Estetik bir düzeltme yapılırken burun ölçüleri bu oranlara tam eşit yapılmasa da bunlar göz önüne alınarak bu ölçülere yajınlaşmaya çalışılır.