Burun estetik ameliyatı son zamanlarda en sık yapılan estetik ameliyatlar arasına girmiştir. Bu ameliyat uzun yıllar hep benzer bir teknik ile yapıldı. Yirmi sene öncesinde yapılan ameliyatlar o kadar birbirine benziyor ki neredeyse ameliyatta ne yapıldığını görmeden söyleyebilmek mümkündü.
Ancak son yıllarda teknik ve genel yaklaşımda değişiklikler olmasıyla birlikte artık eskiden yapılan ve pek te doğal olmayan sonuçlar beğenilmiyor ve hastalar artık sıklıkla doğal görüntüye sahip bir burun istiyorlar. Tabii yinede arada bazen burun ucunun daha fazla kaldırılmasını da isteyenler yok değil.
Son yıllarda burun estetik ameliyatında ortaya çıkan en önemli değişiklik ameliyatların artık kişiye özel planlanıyor olmasıdır. Bu gerçekten usulüne uygun yapıldığında hem hastanın tatmini yönünden hem de ameliyatın başarısı yönünden çok iyi sonuçlar alınmasını sağlamaktadır. Burnu oluşturan kısımların ayrı ayrı değerlendirilmesi ve belli bir burun şekli elde edebilmesini amaçlamak, yeni bir yaklaşım olarak söylenebilir.
Günümüzde burun estetik ameliyatına yaklaşım artık hastaya özel hale gelmiştir. Her hastaya göre uygun metodun seçilmesi, hastanın yüz ölçülerine göre burun büyüklüğünün ideal boyutlara indirilmesi ya da çıkarılması söz konusudur. Uygulanan teknikler en geniş anlamda kapalı ve açık teknik olarak ikiye ayrılmaktadır. Açık teknikte, burun orta kısmının alt bölmesinden kesilerek burun ucu kıkırdakları tamamen görülerek ameliyat devam edilir. Bu metod özellikle burun ucu problemli olan vakalarda uygulanmaladır.
Açık rinoplasti sonucunda burun deliklerinin arasındaki kolumella denilen kısmın alt kısmında bir iz kalacaktır. Özellikle bizim ırkımızda beyza ırka göre daha fazla iz kaldığı düşünülürse, bu girişimin mutlaka sadece gereken durumlarda hastayla birlikte karar verilerek uygulanması kanaatindeyim. Diğer metod ise burun dışında hiç iz bırakmayan kapalı rinoplasti dir. Bu metodda bütün cerrahi kesiler burun içinden yapılır. Açık tekniğe göre çok daha fazla ustalık isteyen daha zor bir metoddur. Yabancı istatistiklere göre açık rinoplasti ameliyatının tüm burun estetik ameliyatlarına oranı % 50 olarak bildirilmektedir.
Geçen yıl yayınladığım bir yabancı yayında burun ucunu kesmeden yaptığım açık rinoplasti tekniğinin hastalar üzerindeki sonuçlarını araştırdım ( Asuman Sevin, Kutlu Sevin, Bülent Erdogan, Orgun Deren, Gökhan Adanali: Open rhinoplasty without transcolumellar incision. Annals Plast Surg. 57(3):252-254, 2006). Uygun hastalarda bu teknik kullanıldığında açık rinoplasti ameliyatında burun ucunda kalan iz bu uygulama sayesinde olmamaktadır.
Özellikle bizim insanlarımızda kesi izlerinin daha belirgin kaldığı düşünülürse, iz bırakmadan yapılan açık rinoplasti ameliyatının oldukça önem kazanacağı kanaatindeyim. Tabii bu tekniğin de bazı kısıtlamaları olup her hastaya uygulanması mümkün olmayabilir. Bu konuyu yayınımda da belirttim.
